Atatürk'e Mektup
www.haberetimesgut.com
Atatürk'e MektupSevgili Atam,
Yine bir hazan mevsimindeyiz,
Aylardan Kasım,
Bizi bırakıp gittiğin o soğuk 10 Kasım’ın hüznünü duyarken, ne zorluklarla kurduğun ve bize hediye ettiğin Cumhuriyetinle yaşıyoruz.
Senden sonra çok şey değişti.
Atam; Sen yıllar önce bir sonraki yüz yılı görebilecek kadar yüce vasıflara sahipmişsin ki ta o zaman söylemişsin. “Efendiler, Biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil, bilakis bu tip yapılar din ve devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlı’yı bu yüzden batırdığı için yasakladık. Çok değil yüzyıla kadar, eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz, göreceksiniz ki; bazı kişiler, bazı cemaatlerle bir araya gelerek, bizlerin din düşmanı olduğumuzu öne sürecek, sizlerin oyunuzu alarak başa geçecek, ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirlerine düşeceklerdir. Ayrıca unutmayın ki, o gün geldiğinde, her bir taraf diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır” “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz” demiştin. Ama bugün Türkiye Cumhuriyeti böyle bir memleket oldu. Ve her gün yeni bir tarikat, yeni bir skandal…
Görmek istemediğin bir haldeyiz Atam. Utanarak yazıyorum ama memleket seni sevenler ve sevmeyenler diye ayrıldı. Biz seni her zaman aynı aşkla seviyor ve kalbimizde yaşatıyoruz. Bunu geçtiğimiz 29 Ekim’de seni sevmeyenlere inat gösterdik. Cumhuriyeti büyük bir coşkuyla kutladık.
Atam dünyanın ilk çocuk bayramı olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını çok sevdiğin çocuklara armağan ettin. Çocukların her türlü ihmal ve istismardan korunması gerektiğini ve onların her koşulda yetişkinlerden daha özel ele alınmasını söylerdin. Bugün artık çocuklarımızı ne şiddetten, ne istismardan, ne de tecavüzden koruyabiliyoruz.
Affet bizi Atam; ne çocukları. ne kadınları, ne de ağaçları koruyamadık. Sen köşk için bir ağacı feda edemezken, bugün sadece yazlık sarayın yolu için elli bin ağaç kesildi. Orman Çiftliğin talan edildi.
Affet bizi Atam senin mirasın olan fabrikalar, kurum ve kuruluşların çoğu kapatıldı, özelleştirildi ya da yok pahasına satıldı, satılmaya da devam ediyor. İşsizlik aldı başını gitti. Üniversite mezunları boşta. Suriyeli gençler baş tacı bizim üniversitelerimiz de okuyor, atanıyor. Bizim evlatlarımız ise üniversitelere sınavla girmek için çalışıyor, mezun olanlar atanamıyor, intihar ediyor.
Atam “En önemli ve feyizli görevlerimiz Milli Eğitim işleridir. Öğretmenlik en üst makamdır. Öğretmen Cumhurbaşkanından önce gelir” derdin. Bugün devlet okulların giderlerini karşılayamıyor. Diyanete bile bilmem kaç trilyon para ayrılıyor. Öğretmenlerin değeri bilinmiyor, hakları verilmiyor.
Atam bir görsen memleketin halini! Hayvancılık tehlikede, tarımda tohumda neredeyse tamamen dışa bağımlıyız. Ürettiğimiz doğru düzgün bir şey yok. Terör desen yıllardır bitirilemedi.
Atam “Basın Milletin Müşterek Sesidir. Gazeteciler gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır” derdin. Bugün basın özgür falan değil. Eleştirdiğinde vatan haini, yazdığında ise tutuklu.
Atam “Sanatkar el öpmez, sanatkarın eli öpülür” “Bir millet ki resim yapmaz. Millet ki heykel yapmaz. O milletin ilerleme yolunda yeri yoktur” demiştin. Bugün sanatkar da el etek öpüyor. Heykeller yıkılıyor, senin büstlerine bile tahammül edemiyorlar.
Bizi affet Atam;
Bıraktığın yerde kalamadığımız için,
Daha da ileriye gidemediğimiz için,
Devam ettiremediğimiz için…
Bugün sana duyduğum saygı, sevgi ve özlemle ve tüm bu olanlardan utanarak 10 Kasım’ı bekliyor seni rahmetle anıyorum. AFFET BİZİ ATAM.
Yorumlar
Yorum Gönder